mirmirik / Bilişim Yönetimi / Yazılımcı maskesini çıkarıp yönetici olmak / III

Yazılımcı maskesini çıkarıp yönetici olmak / III

Posted on

Son yazının üstünden geçen 4 aylık sürede siteye hiç dokunmamış olmamın verdiği hüzün ve üzüntü ile yazmaya başlıyorum” demek isterdim ama o yazıda da belirttiğim gibi bu gecikme, 2018 yılı Şubat ayı Mırmırık’ının değil, Ekim ve Kasım aylarının Mırmırık’larının suçu. Kısacası, ben ortama yeni geldim ve masumum. Görevi henüz devraldım ve bu konuda şu anda bu yazıyı yazmak dışında yapabileceğim bir şey yok. Yoğun ve çalkantılı bir dönemdi, çok işim vardı, duygusal iniş çıkışlar yaşadım, piyangodan para çıktığı için deli gibi gezdim dolaştım, “yazar tıkanıklığı” yaşadım gibi saçma bahaneler öne sürmeyeceğim. Uzun lafın kısası, “üşendim”!

Kaldığımız yerden devam edelim. Bu yazıyı kısa tutup, “in your face March mirmirik” diyelim.

En son “Yazılımcı / Uzman yazılımcı” konusunda ahkam kesmiştim. Bu konuda ve öncesindeki “Stajyer” ve “Jr. Yazılımcı” konularında yazdıklarımda hala haklı olduğumu düşünüyorum. Bu konularda fikrimi değiştirecek bir gelişme göremedim geçtiğimiz dönemde. Bu yazının konusu da “Teknik lider” ya da “Ekip lideri” adı verilen titre ile ilgili olsun. İçimi bir dökeyim. Oradaydım, bu işi de yaptım.

4. Teknik Lider, Ekip Lideri

Gerçekler: Ekip lideri / teknik lider kavramlarına bir açıklık getirmekte fayda var. Benim fikrimce, ekip lideri kod yazmayan, teknik konulara mümkün olduğu kadar uzak duran, daha çok ekibinin İK problemleri ve projelerin yürütülmesi ile uğraşan birisiyken; teknik lider tam tersine yazılımın mimarisi hakkında da söz sahibi olup, ilgili “core” kodları yazan, yazılımın ana şeklini oluşturan ve bu konularda da haleflerine yol gösterici olan kişidir. Evet, sevgili ülkemizde bu iki titre de ramazan çadırlarında dağıtılan yemeklere dönmüş olsa da, bu benim kişisel görüşüm. Yine önceki konuda belirttiğim, herkesin “senior olması” gibi kendisinden 1 ya da 2 yıl tecrübesiz herhangi iki kişi ile birlikte çalışan çoğu arkadaşım ya “ekip lideri” ya da “teknik lider” ve hatta çoğu zaman her ikisi birden oluyor.  Liderlik başlı başına çalışılması, üzerinde akıl yürütülmesi, ciddi anlamda “pişilmesi” gereken ve sosyal tarafı da ağır basan bir kavram iken hem ekibin hem de teknik gelişmelerin lideri olan arkadaşlar ile karşılaştıkça gözlerim doluyor (Tamamen yalan. Profesyonel bir empati yoksunu olarak hiç bir şey hissetmiyorum tabi ki).

Gereken: Benim, ekip ve teknik liderlik kavramları ile ilgili görüşüm şu şekilde görselleştirilebilir sanırım:

Teknik Lider‘ dediğimiz kişi daha çok ekibin içinde olan ve geliştirmeye de yardımcı, ‘Ekip Lideri‘ ise geliştirme ekibinin görev tanımlarının biraz daha dışındaki bir kişi. Tabi ki teknik lider iş birimleri ile konuşuyor ve tabi ki ekip lideri de geliştirme ekibi ile dirsek temasında. Ancak her iki işi de yüklenmeye çalışınca -ya da işte, üst yönetim tarafından yükletilince- işler sarpa sarabiliyor. Atılması gereken adımların çoğunun yönetim kademesinden gelmesine inanıyorum yine. Tamam, uzman yazılımcı arkadaşlar yine liderlik için kendilerini zorlasın ama onlardaki yatkınlık seviyesini ölçemeyen ya da farkına varamayan yönetim kademesinin sırf “title dağıtmak ile” geleceğe yatırım yapmadığını bilmesinde fayda var.

Kişisel eklenti: Çoğu zaman gördüğüm şu oldu. Şirkette uzun yıllardır bir projede çalışan arkadaşın niyeti/isteği/yeteneği göz ardı edilip sırf bir “title” vermek için, ekip lideri ünvanı veriliyor. Kadın (ya da adam) aslında teknik olarak profesyonel iken, üzerine bir de uğraşması gereken ve hiç de zevk almadığı onlarca İK problemi de ekleniyor. Bu durumun da iki çetrefilli derdi var. Teknik anlamdaki birisinin ne yazık ki “sosyal becerileri” biraz düşük olabiliyor (bende öyleydi diye herkeste olmak zorunda değil ama dediğim gibi: ‘gördüğüm bu’). Ekip lideri dediğimiz arkadaş da, proje yönetim, İK konuları, yönetimsel konularda doyurucu olsa bile, teknik konulara #muffinbey‘in kırmızı ete duyduğu sevgi kadar uzakta durmayı seçebiliyor. Bu konu da hem onun geliştirme ekibi içindeki saygınlığını yerle bir ediyor hem de ekibi olması gerektiği gibi yönetemediği için verim kaybına sebep oluyor.

Bugün yaptığım işten mutsuz olsam, ben kurumsal bir yere döneyim, her ay maaşımı rahat rahat alayım, emeklim/sgk’m olsun baş göz olayım, evlenip çoluk çocuğa karışayım bari desem “teknik liderlik” yapabilme kapasitem bunca yıllık iş birikimime rağmen yok örneğin. Bugün teknik liderlik yapabilecek durumda hiç değilim, çünkü “bilmiyorum”. Günümüzün teknolojik gelişmelerine çoğu yazılımcı arkadaşım kadar yatkın değilim ne yazık ki. Uzun yıllardır yazılım projelerinde “hands-on” görev almadım ve bu bana teknik bilgi anlamında çok şey kaybettirdi. Öylesine bir seçim ile, R, React, NodeJS, Python, jQuery kütüphaneleri ve/veya geliştirme dillerini, Docker/AWS yapılarının veya bu dillerin avantaj ve dezavantajlarını, küçük performans ipuçlarını kişisel olarak deneyimlemediğim için “teknik anlamda” ekipteki arkadaşlara çok şey katamam. Ama “ekip lideri” olarak hala işe yarayabilirim. Çünkü bu konuya diğerinden daha çok eğildim ve bu konuda kendimi de eğittim. Ekipteki hangi arkadaş erkek ya da kız arkadaşından ayrılmış, kimin evinde ev arkadaşı (ya da ailesi) ile ilgili bir problem var, hangi “manager” pozisyonundaki ekipteki kime ne şekilde baskı yapıyor, kimin iş yerindeki çay yapım saatleri ile ilgili bir sıkıntısı var sorularının cevabı bende olmak zorunda (dedikodu ile ilgili değil bunlar) ve bu konuların hiçbirisinin benim NodeJS sunucusunun nasıl başlatılabileceği ya da yeni bir Conda ortamının nasıl kurulabileceği ile ilgisi yok (zevkli konular, o ayrı).

Biterken çalıyordu:

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Top