mirmirik / Bilişim Yönetimi / Bir CMO, IT hakkında ne bilmeli?

Bir CMO, IT hakkında ne bilmeli?

Posted on

Son zamanlarda denk gelerek okuduğum bir çok yazıda, bir CTO1 ya da CIO2‘nun pazarlama konusunda neler bilmesi gerektiğine dair bilgiler vardı. Çoğu yazıdan oldukça da faydalandım. Yazıların genelinde, BT3/IT4 tarafındaki çalışanların (yazının bundan sonrasında IT terimini kullanacağım), müşteri isteklerini tam olarak algılamaktan uzak olduklarından şikayet edilmiş durumda. Aslında hedef kitleyi ya da pazarı tam olarak bilmediklerinden, işin sonucunun şirket için ne kadar önemli olduğunun kavranmamasından yakınılıyor. Bunun ardında da aslında herkesin bildiği ama özellikle kırıcı olmamak adına uzak durmaya çalıştıkları bazı gerçekler var. Bizlerdeki ego tatmininin iş yapmamızdaki etkisi, satış ya da pazarlama hedeflerini çok umursamamamız ya da -işte- dünyanın IT çalışanları için aslında sıfır ve birlerden oluştuğu gerçekleri gibi…

Bizler (teknik proje yöneticileri, mimari tasarımcılar, IT direktörleri, yazılım geliştirme müdürleri, iş analistleri, yazılımcılar), bilişim çalışanları olarak genelde sadece yaptığımız işin bizlere verdiği tatmin duygusu ile işlerimizi yapıyoruz. Bu ego tatminlerimiz gerektiği gibi olduğu müddetçe de yapılan işi olması gerektiğinden çok daha iyi yapıyor ve başarılı sayılıyoruz. İşin sonucunun şirketi nereye getireceği, ne şekilde satışları arttıracağı ya da şirket olarak tanınırlığımızı nereye getireceği ile pek ilgilenmiyoruz. Açıkçası, pek de umurumuzda değil aslında bunlar. Satışın ya da pazarlamanın isteklerini karşılayabilmek için sizler gibi düşünmemizi, tam olarak sizler gibi P&L5 gözetmemizi, müşteri memnuniyetini %100 seviyesinde tutmamızı ya da satış grafiğinin her zaman bir önceki döneme göre pozitif olarak büyüme trendinde olmasını hedeflediğimizi görmek istiyorsunuz. Cidden mi? Bunlar maalesef önemsediğimiz konularda üst sıralarda değil.

Kişisel olarak görüşüm, bundan 3 – 5 yıl sonrasındaki iş hayatında, pazarlamadan anlamayan ya da satış aktivitelerinin önemini kavrayamayan bir IT çalışanının başarılı olamayacağı yönünde. Bunun tam tersi de geçerli. Yani bir CMO6 eğer IT’yi ve getirilerini anlayamıyorsa, günün piyasasında iz bırakacak bir iş yapamayacaktır. Tabi bu sadece global olarak düşününce geçerli. Yoksa ülkemizi düşününce her yolun mübah olduğu ayrı bir gerçek. Buradaki 3-5 yılı ülkemiz için 12-15 yıl olarak düşünebiliriz. Yeter ki patron şirketleri 1980’li yıllarda kalmış olan alışkanlıklarını değiştirebilsin o zamana kadar.

Deneyimlerimden gördüğüm kadarıyla, bir IT çalışanının, pazarlama ya da satış ekibi ile aynı düşünce yapısında olması ile ilgili grafiği aşağıya ekledim. Buradaki “Umursama durumu”, IT çalışanının, pazarlama ya da satış ekibinin hedeflediği amacı yüzdesel olarak ne kadar içselleştirdiğini veriyor:

BT çalışanları, pazarlama ya da satış hedeflerini ne kadar umursuyor?
BT çalışanları, pazarlama ya da satış hedeflerini ne kadar umursuyor?

Şimdi, bir kaç acı gerçeği yazılı hale getirmeli sanırım bu grafik yardımı ile. Aşağıdaki maddelerde hem biz bilişim çalışanları için hem de pazarlama ya da satış ekibindeki arkadaşlar için bir şeyler var.

  1. Üzgünüm ki, biz IT çalışanları henüz yeteri kadar “iş bilgisi” ile donatılmamış durumdayız.
  2. Pazarlama ve satışın hedefleri ile, IT hedefleri(ego tatmini ile de doğru orantılı olarak) pek örtüşemiyor.
  3. Yapılan işin şirkete sağlayacağı yarardan daha çok, teknik anlamda bizi ne kadar zorlayacağı ve bizlere ne kadar bilgi katacağı bazen çok daha önemli.
  4. O andaki görevimiz ve sorumluluğumuz ne kadar fazla teknik bilgi birikimine ihtiyaç duyuyorsa, o kadar empatiden uzaklaşıyoruz.
  5. Dünya üzerinde şu ana kadar geliştirilmiş ya da geliştirilmekte olan yazılımların kaynak kodları yüzlerce farklı dil ile yazılmış durumda. Lütfen bize “x firması bu işi 3 günde tamamlamış; ne kadar zor olabilir ki?” diye gelmeyiniz (bkz: List of programming languages.)
  6. Hedeflerinizi matematiksel ifadeler kullanarak bize aktarabilirseniz, sizleri o kadar sever ve işi sahiplenebiliriz. Yoksa “bunu tüm müşterilerimiz istiyor” ya da “bunu yaparsak çok güzel atılımda olacağız” ifadeleri emin olun ki aramızdaki konuşmalarda bazen eğlence konusu olabiliyor.
  7. En sevdiğim öngörü: “Bir kadın 9 ayda doğum yapabilir ama 9 kadın bir ayda doğum yapamaz”. Çalışan adam sayısını arttırıp, projelerin de buna doğru orantılı olarak sürelerinin daha kısalacağını söylemeyin lütfen, kalp kırıcı oluruz.
  8. Sizlerin KPI’larınız ile bizlerin KPI’ları arasında çoğu zaman ciddi fark var. Satış cironuzu %20 arttırmayı hedefleyen bir proje fikrinizdeki size çok basit gelen bir fonksiyon için düşündüğünüz geliştirme zamanı, bizim aylık çözülen bug sayımızı inanılmaz ölçüde arttırabilir.
  9. Şirket bütçesinde “cost” olarak büyük bir kalem olarak yer alıyoruz. Eminiz ki kuzeninizin bir tanıdığı bizlerin yaptığı işi 1/3 zamanda çok daha iyi yapabilir. Uygulamak zorunda olduğumuz süreçler ve uymamız gerektiğini söylediğimiz kurallar emin olun işi zora sokmak için değil, bir sonraki proje talebinizi daha hızlı karşılayabilmek için.
  10. Yazının genelindeki “siz” ve “biz” ayrımını uzun bir süre kıramayacağız. Bunun bilincine vardığımız sürece ortak bir hedef için çok daha hızlı ilerleyebiliriz.

Kişisel fikrim: bundan 5 yıl sonra bence bir IT departmanına gerek bile kalmayacak şirket içinde(TR için bu süre iki katı). Pazarlamaya bağlı ufak bir destek ekibi olması yeterli olacak. Giderek gelişen cloud ortamı sayesinde hem “in-house” geliştirme yavaş yavaş ölecek, hem de teknik destek anlamında uğraşılması gereken konular çok azalacak. Pazarlamaya bağlı olacak bir iş analisti ve proje yöneticisi ile işlerin oldukça iyi ilerleyebileceğini düşünüyorum. Ancak o zamana kadar aramızı düzeltmek için iki tarafın da bazı ödünler vermesi gerekecek. Bizlerin “iş” anlamında bir şeyler öğrenmemiz ve şirketin hedeflerini daha çok içselleştirmemiz gerekiyor. Pazarlama ya da satış departmanları da mümkün olduğunca IT’nin süreçlerine anlam vermesi ve yönetime karşı bizleri de savunabilmesi iki taraf için de yararlı olacak gibi.

Evet; “pazar” doymak bilmeyen bir canavar ve her haftayı geçtim, her gün değişen kurallara göre oyunu oynamak zorundayız. Ama matematik hiç yalan söylemiyor. Matematik konusunda bizlere güvenin.

Ek okumalar:

3 things your CIO should know about marketing
Inside the Minds (and Personalities) of CIOs and CMOs
Are CIOs Destined to Work for the CMO?
Hey CIOs! Show Your CMO the Love
Güncelleme (29.08.2014):
Getting the CMO and CIO to work as partners

Kısaltmalar:

1: Chief Technology Officer
2: Chief Information Officer
3: Bilişim Teknolojileri
4: Information Technology
5: Profit and Loss
6: Chief Marketing Officer

Eklemek istedikleriniz?

Top