mirmirik / günlük / İşte bak, bunu resmedebilirsin Abidin!

İşte bak, bunu resmedebilirsin Abidin!

Posted on

Sanırım diğer taraftakiler diye adlandırılanlar aslında bir avuç kendini beğenmiş yaratık!

Diğer taraftakiler yahu işte…
Tanrılar(almighty) / melekler(perfect) / şeytanlar(evil) / ve de her ne halt iseler!
İnsanlara ruh “üfleyip”, işte, tam da buraya/bu dünyaya atanlar ve onların iş ortakları!
Derdim, sırtlara vurulan çantalar ile aslında(bunun keşfedilmesinden de rahatsız oluyorlar anladığım kadarıyla). Oyunbozmalarının alameti ya bu da!

Kendileri bu tarafa geçemedikleri ve o diğer tarafta “mükemmel” yaşam sürdükleri için, buradan dertler getirilmesi görevi ile her yeni doğana bir çanta veriyorlar. İçine bir sürü şey tıkıştırsın diye buraya gönderiyorlar. Çanta dolsun da öyle gelsin bize diye umuyorlar. Tek amaçları da bu çantanın olabildiğince dolması aslında. Dedim ya, bu sadece oyun onlar için. Ne kadar çok dolu çanta geri gelirse, o kadar başarılı oluyorlar kendi içlerinde. Bir nevi yarış belki de. İnsanların bebekken ayağa kalkamamalarının ve emekliyor olmalarının sebebi aslında o çantayı boşken bile kaldıramıyor olmaları. Aynı şekilde yaşlandıkça da bellerinin bükülmelerinin sebebi o çantanın yaşantılar ile dolması. Kaldıramaz duruma geldikçe yaşananları, ağırlık altında ezilmek aslında çektikleri sıkıntı. Oyun oynadığını sanıp bu hayatında; oyunu bozanları dikkate almamak işte bu hata.

İnsanın “işte bak, bunu resmedebilirsin Abidin” dediği her durumun sonrasında, suratındaki tokat ile kendine geliyor olmasının başka hiçbir açıklaması yok. O tokat da aslında seni buraya gönderenin “henüz çantan dolmadı” uyarısı. Daha kırılman lazım uyarısı o aslında.

Neydi Nudelf’in söylediği şey yıllar öncesinde?

“…
Ey inci, kırıldığına acınma,
Kırıldıkça parıldayacak, apaydın olacaksın.

Böyle o; kırık dökük söylenecek!
…”

Eklemek istedikleriniz?

Top