mirmirik / günlük / Otuzbeş yaş yazısı!

Otuzbeş yaş yazısı!

Posted on

Ünlüdür ve her 35 yaşına giren kişi(ben de yapacağım bunu sanırım), FaceBook hesabından o şiiri paylaşır. Aslında bu paylaşımcıların birçoğu da Cahit Sıtkı’ yı tanımaz, O’na gereken değeri vermez bile… Pişmanlıklar itirafı olan ve “çağınız başlıyor ey hatıralar” diye mükemmel bir şekilde biten “Gençlik Böyledir İşte” şiirini de okumamıştır O’nun. Sadece o çok ünlü şiirinin, çok ünlü olan o ufacık bölümünü bilir…

Yaş otuz beş!
Yolun yarısı eder,
….

Şiirin adı “35 Yaş Şiiri”. Bu yazının adını da bundan esinlenerek koydum. Büyük ihtimalle web üzerinde onbinlercesi de vardır. Ama olsun, şiirin verdiği  ve 70 yaşına kadar yaşayabiliyor olma ihtimali kulağıma çok hoş geliyor şu anda. Yeter ki birisinin bakımına ihtiyaç duymayayım… Hiç kimseye bir yük olmadan, kimseyi uğraştırmadan bir anda ölüp gidebileyim.

Sakalım ve saçım beyazlamaya başladı. Eski ben, ben değilim çoktandır. Kendime baktıkça, aklıma geliyor çoğu zaman bu değişim. Eskiden saç ile ilgili bir problemim yoktu. Uzundu, sağlıklı görünüyordu, bir hasarı yoktu. Şimdi kafa derimde “stres” kaynaklı(!) yaralar oluşmaya başladı, beyaz renkli kıllar yüzümün sağından solundan fışkırmaya devam ediyor. Sakalım yine pek çıkmazdı ama şimdiki gibi “stres” kaynaklı(!) boşluklarım yoktu suratımda. Nasıl anlatsam bilemediğim bir burukluk içimdeki aslında. Nasıl olur da böyle yansıtır yaşın getirdiklerini bunlar? En güzel cümlelerden birisini kurmuş ya usta; “…neden böyle düşman görünürsünüz, yıllar yılı dost bildiğim aynalar…”

Aynalar ile bir derdim de yok aslında. Onlar görevini yapıyor, gerçekleri yansıtmaya çalışıyor. Belki de üzüldüğüm asıl nokta şu anda olmak istediğim yerde değilim gibi bir his içimdeki. Klasik 35 yaşına gelmiş erkek tribi yani. Üstüne düşünmediğim ve pek kafamı yormadığım bir iş hayatı, kalabalık ve devamlı bir dost ortamı, başkalarına yardımcı da olabileceğim bir sosyal çevre… Bunların çoğunu yerine getirsem de, bunlardan eksik yaptığım şeyler olduğunu düşünüyorum. O yüzden şu aralar hep içimden tekrarlıyorum:


Ah o kadrini bilmedigim günler,
Koklamadan attığım gül demeti,
Suyunu sebil ettigim o çeşme,
Eserken yelken açmadığıim rüzgâr
Gel gör ki, sular batıya meyleder,
Ağaçta bülbülün sesi değişti,
Gölgeler yerleşiyor pencereme;
Çağınız başlıyor ey hâtıralar.

One thought on “Otuzbeş yaş yazısı!

Eklemek istedikleriniz?

Top