mirmirik / günlük / Ölüm

Ölüm

Posted on

        Ölüm gibi görmemeli ayriliklari, aldatilmalari, tükenisleri, bitisleri, terkedilisleri… Ölüm geldiginde ‘diger’ denilen insan artik kalmiyor ortada. Oysa diger tüm yasanislarda, ‘O’, arkasindan beklenti ile hatirlanan yerine, yitikliginin verdigi yokluk hissinin inmeli olan aci ile gün geçtikçe büyüyor. Bu büyüklük de insani kaplayip, insanin tüm ruhunu ve vücudunu ele geçiriyor. Iste bu, insani hergün daha da öldürüyor. Katlanilamaz iskencelere sürüklüyor…

        Prometheus… Neden çaldin o atesi de getirdin ki bize? Getirdigin o ates yakti ve kül etti iste bizi. Al geri götür o getirdigini tanrilara… Ne senin cigerin her gece parçalansin, ne de bizimkiler artik… Al götür bu atesi bizlerden. Yeter hersey, yeter bu kadar aci, yeter bu kadar keder insanliga… Insan olana. Insan olabilene… Ölümler zaten hep senin yüzünden. Yeter artik aglatma beni. bakma suratima o ifade ile. Sen degilsin aci çeken. Seninkisi her gece olusan vücudunun, her gün tekrar yok edilmesi. Oysa benim ruhum sadece bir kere var edildi ama her saat kemirilmekte, kazinip da vücuttan atilmakta artik!

        Herseye, herkese, hepsine, her zamana, her yasanana, her yasanacak olana, her yasanamayana, her kesintiye, her ümide, her üzüntüye, her kedere, her yalnizliga, her yokluga, her varliga… Lanet FALAN olmasin! Hepsi çok güzeldi. Hepsi iyi ki oldu. Hepsi beni yasatan ayri birer hatira artik.

Ama…

Gene de…

“günler sensiz geçer oldu

yüregim benden gider oldu

bahari beklerken güzelim

hep günesi arar oldum

herseyin bir sonu var ama

sonu yok ki düstügüm yerin

sana degil artik güzelim

ah, ölüme kosar içim

gel artik, içimi al ve öldür

dön artik, sesimi al ve öldür

seni ben kendime güzelim

canimdan geçip seçtim

sana ben kendimi güzelim

ödünç vermedim“

Ölüm – Murat üelik.

24.Nisan.2004 – 02:11

Eklemek istedikleriniz?

Top