mirmirik / günlük / diyor (-di, -yor)

diyor (-di, -yor)

Posted on

Bana hep sonsuza kadar sürecek ve bu iliski hiç bitmeyecek gibi geldi. Oysa “yeniden olan ben” artik sonsuz olanin sadece içimdeki öz olan “kendim” oldugunu biliyor.

Eskiden, o artik eskide kalan zamanlardaki ben, dürüstlügün bir seye yaradigini sanip buna uygun düsen bir yasam gelistirdi. Oysa artik, o “yeni olabilen ben”, salt dürüstlügün yikici etkisini de görebiliyor.

Artik eskimis olan MIRMIR, sadece sevgi ve yanina da birazcik karsilik verebilmek ile bir yerlere ulasilabilecegini bildi. Ne kötü ki, “yeni olani” bunlarin sadece insanin karsinda bir ayna varsa gerçeklesebilecegini biliyor.

Tedavülden kalkmis olan eski ben, yasantisinda hep karsisindakini ön planda tutup buna göre davranabildi. Ne kötü ya da ne iyi ki artik yeni sürümdeki MIRMIR bunlari desteklemiyor.

Eskiyen MIRMIR kisisi, ileriye yönelik yasam ve belki de “birlikte yaslanabilme” hayalleri ile kendini kandirabilip, karsisinda olani mutlu edebilecegini varsaydi ve bunlarin hepsini de söyledi. “Birlikte bir yasam mi? En güzel sevgili kendimim artik!” diye dillendirmekte artik istegini ve buna uygun davranmaya çalisiyor.

Eskiden güzel seylerden bahsederdi. Simdilerde sadece aci çekiyor.

Hayatinda sadece bir iliskisine bu kadar dürüst ve bu kadar kendisi olarak davrandigini bildi. Simdilerde bu dürüstlügü ve kendisi olarak yasamak O’ nun canini yakiyor.

Hiç bir zaman pisman olmadigini ve hep bu sekilde sürebilecegini varsayip, bu hissettiklerine göre yasantisini bir yola getirdi. Simdi, o yolun en tasit geçmez tarafinda yan gelmis yatiyor ve üzerinden geçecek diger agir vasitayi bekliyor.

Sevdigi kadin O’ na, “senden sonrasi olmayacak” dedi. Simdilerde, o sonralar MIRMIR’ in üzerinden silindir gibi geçiyor.

O sevdigi kadina “senden sonrasi olmayacak” dedi. Simdilerde, o sonralar O’ ndan sonrakileri bir yere koyup, her seyi büyütüyor.

“Bir varmis, bir yokmus zamanlari”nda, sadece içinden gelerek “canim” dedigi kisiye sarildi ve sadece O’ nu sevdi. Simdi ise… Geceleri O kisiye göndermeyecegi yazilar yaziyor.

Bir eski denilen zamanlarda, kendisi mutlu ve huzurluydu, içi artik kendi içi degildi. Simdilerde ise, ne bir mutluluk yasiyor, ne de bu mutlulugu bir daha yasayabilecegini umuyor.

“Geçmis zaman olur ki” diye baslanabilen cümlelerdeki zamanlarda, O’ nun sevdigi kisi O’ na, O’ nu çok sevdigini söyledi. Simdi; kulagina sevgisizlik duygusundan baska bir sey dolmuyor

“Orasi mazi, sen ise gazi” diye anilan zamanlar için, o zamanlarda, “hiç bir seyin önemi yok, ben sadece seni seviyorum, sevgimi seninle yasiyorum” dedi. Simdiki zamanda ise, hiçbir sey diyemiyor.

Susabildi. Susuyor.

Yakinindayken sevebildi. Uzaktayken seviyor.

“Gitme, beni birakma yapayalniz ve kendimle” dedi. “Tekrar gel, aglatma bu kadar” diye bagiriyor.

Seviyorum dedi. Seviyorum diyor.

Ama…

Sadece…

Tek yapabildigine devam ediyor!

Söyledi.

Söylüyor.

Sadece…

Diyor!

…son hamle ve bu sefer beyaz tahtayi terkeder.

Sagini solunu biraz eklentileyip yazalim bir zamanlar o guzel olan insanin yazdigini;

‘Ey gönül, bu söz, kirik dökük geliyor. Bu söz incidir…

Ey inci, kirildigina acinma… kirilmakla parlayacak, apaydin olacaksin!

Böyle o kirik dökük söylenecek…

Ey âsik, senin de suçun belli oldu… artik suyu yagi birak da kirik dökük bir hale gel!

…”

Mevlânâ (Mesnevi, IV / Kötülük Bir Tohumdur)

02.Mayis.2004 – 03.11

One thought on “diyor (-di, -yor)

  1. Pingback: de | mirmirik.com

Eklemek istedikleriniz?

Top