mirmirik / günlük / Çocuk Bahçesindeki Salıncak

Çocuk Bahçesindeki Salıncak

Posted on

I –

Anaokuluna giderken en zevk aldigim ve eglendgim saatler bahçeye çikarildigimiz saatlerdi. Tüm gün boyunca sabahin erken saatinde okula gelip zorlama bir kahvalti etmek, sonrasinda oyuncaklarla oynamak, ögle yemegi yemek ve ögle uykusu için zorla yatmak hep sikiciydi. Hepsi insani bogan seylerdi. Ama bahçeye birakilmak, o insani baglayan ve kipirdamasini bile engelleyen zincirlerden bir süre için bile olsa kurtulmak yok mu… Iste oydu benim her gün anaokuluna gitmeme sebep belki de. Basimizda duran ögretmenlerden birisi söylerdi bizlere:

– Haydi çocuklar, simdi de disariya çikiyoruz.

Ilk basta ben kosardim disariya. Hemen salincaga yerlesir ve kendi basima sallanmaya baslardim. Kimseyi de almazdim yanima. Yüzüme vuran rüzgarin, benim sallanma hizimla daha da sert esmesi hosuma giderdi. Sanki rüzgari ben kontrol ediyormusum gibi gelirdi bana. Oysa, Zephyrous baska davranirdi esasinda. üocuktur, birakayim eglensin diye düsünürdü belki de.

Sonra… Sonra, ögretmen hepimizi toplayip, içeriye geri sokardi. Sus pus olmus ve aglamakli bir yüz ifadesi ile girerdim oyun odamiza. Oyuncaklar çikarirlardi karsimiza, ben mutlu olamazdim. Oturur, aglardim içimde o garip renkli plastik oyuncaklara bakarken…

II –

Seni severken ve sen de beni severken en zevk aldigim ve eglendigim saatler seninle paylastigimiz, karsilikli oldugumuz saatlerdi. Tüm gün boyunca ise gidip geldigim, zorla bir seyler ürettigim, müsteriye ya da çalisma arkadaslarima iyi görünmek için numaralar yaptigim zamanlar hep sikiciydi. Hepsi beni bogan seylerdi. Ama seni görmek, hissetmek ve beni kisitlamis olan tüm baglardan kopmak yok mu… Iste oydu beni her gün yasamaya baglayan, insan oldugumu hatirlatan, sevdiren ve sevilmemi saglayan. Sen, derdin ki bazen:

– Haydi Tolgam, bunaldim ben, yürümeye çikalim.

Seni o kadar çok “beni yaratan” gördüm ki, her istedigini yaptim. Hep istedigin sekilde yasadim. Bunlarin hepsinden de çok büyük zevk aldim. Simdi insanlarin dediginin ya da kendi kendime kabul ettirmeye çalistigim seyin aksine, kendim olamamam benim için hiç bir problem teskil etmiyordu. Hala da etmiyor. Ben dedigim gibi seninle beraberken kendimdim. Seninle beraberken ve seninle beraber herhangi bir sey yapiyorken çok mutluydum. Oysa Eros baska davraniyordu esasinda. Gözlerini kapatmis, birakayim hersey güzel sansin disarida diye düsünüyordu belki de.

Sonra… Sonra, benim içimdeki çocuklarin hepsi o karanlik yere geri gönderildi. Onlarin en özgür olduklari yerin, esasinda bir geçici heves oldugu söylendi, kelimelere dökülmese de. O içimdeki çocuklar hep boyunlari öne egik ve gizli sakli yerlerde aglar oldular. Tuvaletlere kapatip kendilerini, hiçkirararak agladilar. Gözyaslarini tutabilmek için yalanlar söylediler kendilerine. Büyümeyecek olan o çocuklar, hep bunu hatirliyor artik. Hep aglamakli, hep yorgun, her zaman da çocuk olarak.

III –

Ne salincaklar kaldi artik, ne de sen etrafimda. Geçtigimiz günlerde Balikesir’ e gittigimde gördüm okulumun salincaklarini. Hepsinin rengi solmus, bakimsizliktan çürümüs her yerleri. üzerlerini birak, etraflarinda bile bir tek çocuk yok. Garip esen rüzgarlarin sürükleyip de etrafindan savusturdugu yapraklar disinda bombos hepsi. Oturup o salincaklar basinda, agladim nedense. Tipki bendeki çocuklar gibi her biri sanki. Bendeki çocuklar da yalniz. Bendeki çocuklar da terkedilmis, yalniz iste! O garip rüzgar estikçe, o salincaklarin aglama sesleri yagsiz zincirlerinden dolayi yüksek çikiyor. Benim içimdeki çocuklar ise Taksim barlarinin tuvaletlerinde sessizce agliyorlar/aglamaya çalisiyorlar. Kimse farketmesin, kimse bilmesin bu kadar zayif oldugumu diye… Ne garip, bunu gören ve zayifligimi bilen bir tek sen oluyorsun her seferinde. Tek sen oluyorsun. Hep sen oluyorsun bilemesen de içimdekini. Anlatamiyorum, anlasamiyoruz hiç birisinde. Bana acima ile degil, sevgiyle yaklasmani beklerken bile…

Bile…(Bilebil!)

Bil! (Gör)

Bir! (Birliktelik)

Sen! (Seninle)

Bir tek sen! (Sadece seninle)

22.Mayis.2004 – 04:12

Eklemek istedikleriniz?

Top