mirmirik / günlük / Alıcısı belirsiz mektuplar / III

Alıcısı belirsiz mektuplar / III

Posted on

Sonuç – Ayrilik (Ölüm? Yeniden Dogus? Karar!)

Iste seninle esas paylasmak istedigim süreç tam burasi. Bundan sonraki tüm yasantini etkileme gücündeki tek sey. Bu ayrilik sürecinde, kendini bir kere daha yeni ve farkli bir sekilde taniyabilip, kendinin gene farkina varabilip, yalniz da olabileceginin ve devam edebileceginin dogrulugunu görebildigin sürece, ileride daha mutlu olabilecegin varsayiminda bulunabilirim. Fazla mi iddiali geldi? Evet, olsun!

Ikimiz de biliyoruz “sonuç” dedigimiz bu son noktanin nasil da yakici oldugunu. Terkedilmenin nasil da aci verebilip, aci çektirebilip(ki gerçek aci nedir?) saçmalattigini. Sen su anda yasadigin için, ben de bir zamanlar yasadigim ve hala hatirladigim için biliyorum. Evet, üzgünüm ama kolay falan olmayacak bu zamanlar. O kadar düsüncesizce hareket edeceksin ki, ölmeyi bile düsünecek ve isteyeceksin. ‘Aman’ diyeyim. Ölmeyi istemek sana ya da bana göre, senin ya da benim gibi insanlarin istegi olamaz. Ölüm çok güzel bir yeni baslangiç olacak olsa bile, küçük insanlarin istegidir. Ölümü isteyebilecek kadar dayaniksiz insanlarin zaten burada yeri yoktur(çok iddiali bir ‘dogal seleksiyon’ hipotezi bu, degil mi?). Onlar yalancidir. Onlar, tipki senin ya da benim gibi hazirliksiz yakalandiklari, duygu durumlarin yikiciligini kaldiramamislardir. Ölümü düsünmüs ve özellikle uygulama asamasinda israrci olmus bu insanlardan, simdiye kadar hep yaptigimiz gibi uzak dur “bir” olan dostum. Onlara yardimci olmayi tercih edeceksin, biliyorum ve taniyorum seni. Ol tabi ki. Ama asla israrci olma onlara, engelleme onlari. Bu, onlarin yasantilari ya da ölümleri. Birak, onlar yasasinlar bunu, ya da birak onlar ölsünler…

Konuyu gene çok dagittim degil mi? Dur bir soluklanip geri dönelim. Sonuç dedigimiz o evrede aci çekecegimizden ve bu acimizi hiç bir sekilde sogutamayacagimizdan/soguramayacagimizdan bahsediyordum en son sanirim. Garip. Aciyi sogutmak/sogurmak gibi bir laf ettim bak simdi de. Aci dedigim sey beynimde “sicak olan” olarak kalmis demek ki sogutmak isterken. Ya da aciyi disarida bir sey olarak görüp, içimizde yok etmek anlaminda “sogurmak” dedim. Hangisini kabul edersen artik. Neyse diyelim artik sevdigimiz için bu kelimeyi. Konumuza dönelim. Sen, terkedildin. Sen, terk edildin. Evet, O’ nu nasil da çok seviyor oldugunu, hiç bir ümidinin kalmadigini, hayat denilen o büyük dönme dolabin yerlere düsüp de senin kollarini ve bacaklarini ezdigini biliyorum. Ama –narsisizm etkisi bu belki de- ben bunlarin üzerine bir sey daha düsünebiliyorum. Normal bir aninda olsan, senin de çok kolay bir sekilde akil edebilecegin bir sey bu da. Ben biliyorum ki, “zaman geçiyor”. “Ne yazik ki” geçiyor. Ya da “Iyi ki” geçiyor. Bu geçen zaman bizim yaralarimizi saracak. Ayaga kalkip da bir gün, bu hastahaneden çikacagiz. Önemli olan tek sey, içimizde bu hastahanedeki ameliyattan bir seyler kalip kalmadigi. Evet, baska bir zaman, baska bir hastalik yüzünden gene ‘acilar hastahanesi’ne yatacagiz. Olsun varsin. En azindan artik doktorlari taniyoruz. Daha kolay geçecek bir hastalik süreci ya da daha zahmetsiz bir ameliyat garantisi degil tabi bu dedigim. Belki daha zor geçecek bir hastalik yüzünden gelecegiz ve yatacagiz buraya. Bilinçsiz olacagiz, bitkisel hayata girecegiz, komada olacagiz ya da… Ne yapalim ki? Dedigim gibi. Olacak bunlar bir defa daha. En azindan doktorlar ve o esmer hemsire artik aklimizda. Taniniyoruz iste bu mekanda…

Git bir yerlere, klavyeni firlat yere, hiçkirarak agla, bardagini kir balkonda, küfret istersen pencereden disariya, duvarlara yumruk at, pet siseleri ve çinar yapraklarini boya siyaha, içki siselerinde de bir seyler ara. `Sey` diyorum sadece. Artik adi yok aradiginin da, biliyorsun. Ne O, eski O; ne de sen eski sensin bundan sonra.

NOT: Bu ‘özel‘ mektup dizisi(toplam üç tanedir sevgili okuyucu, okumus musun ki onlari?(Oruç Aruoba!), ayni günlerde ayni seyleri yasadigim sevgili bir dost ve kendi içimdeki `benlik` için yazilmistir. Ne yazik iste bunlari okuyup da bir anlamlar çikartmaya çalisanlara, ne yazik çikarimlari ile kendi kafasindaki görüntülere esir düsenlere. Dayanak gördükleri `eskiler`i onlara yardimci olabilsinler… Amen!

Öncesi : Alicisi belirsiz mektuplar / II

Mirmir. 02.Haziran.2004 – 04:47

Eklemek istedikleriniz?

Top