mirmirik / günlük / Alıcısı belirsiz mektuplar / I

Alıcısı belirsiz mektuplar / I

Posted on

Sevgili Dostum,

Bugün sana bir seyler yazmak istedim. Birbirimizle yeni tanistik sayilir. Ama seninle yaptigim kisa konusmalar neticesinde bana yakin birisi olarak adlandirdigim için, senin içinde bulundugun su anki yasama dair bir seyler paylasmak istiyorum seninle ve kendimle. Kendi derdimle ugrasirken bir anda seninle tanistim. Ne gariptir ki, seninle hemen hemen ayni seyleri yasamisiz ve destek olabilmek için belki de birbirimize, o süreç içinde karsilastirilmisiz Yüce olan tarafindan.

Geçtigimiz günlerde O malum dost insanin önerdigi bir kitabi getirdi bir baska -artik- dost diyebildigim insan. Bu kitabi o gece bitirdim hemen ve bence algi kapilarinin açilmasinda benim için çok önemli bir rol oynadi. Bu –çok güzel ve içinde fazla dogrular barindirdigi için çok sinir bozucu- kitabin etkisi ve oradan/bu kitaptan aklimda kalanlar ile cümleler kurmaya basladim kendi kendime. Alintilar üzerine hikayeler uydurdum kendi kendime. Sakin bir seyler düsünme, bir seyler kurgulama bunlari okurken. Her cümlenin arkasinda acaba Mirmir bunu mu demek istiyor deme kendine. Sadece oku ve sorulan sorular ile bu sorulara kendimce verebildigim cevaplari öznel degil nesnel olarak algila. Senden dileyebilecegim yegane seyler bunlar.

Bir iliskinin zamana göre sirali gelisimi nasil oluyor? Iliski kurma süreci nasil isleyip de sonuca ulasabiliyor? Nasil aska düsüyorum? Nasil devam ediyor? Nasil da her seyimi O’ na adiyorum? Nasil kendimi tamamen O’ nun olarak görüyorum?

Baslangiçtaki o “atesleyici” etken hiçbir zaman kesin olarak bilinmese de, bir iki teorim var konuyla ilgili. Iliskinin “giris”, “gelisme” ve “sonuç” paragraflari genel hatlari ile “asik olmak”, “iliski kurmak” ve “ayrilmak” olarak adlandirilir. Konuyu açayim kalemimden geldigi kadar…

Giris – Asik Olmak (Soru Sormamak)

Hiç bir psikologun, hiç bir felsefecinin, hiç bir yazar ya da sairin simdiye kadar tanimlamadigi, tanimlamayi birak, özellikle bir tanim getirmekten israrla kaçindigi bir konuda ahkam kesebilecek bir gücüm yok tabi. Nasil baslar? Bilinmez… Neden asik olurum? Bilinmez… Neye asik olmusum? Bilinmez… Kolaya kaçip “bir bilinmezliktir ask” diyerek kestirip atmak lazim belki de. Belki de bunu yapmamak lazim. Dedim ya. Bilinmezlik, asiri uçlarin rastgeldigi için o anda ve sadece o hizla çarpismasi… Kararsizlik iste!

Birdenbire ortaya çiktigi, birdenbire de -geldigi gibi- avuç içinden gittigi disinda elde bir sey var mi? O anda yasamakta olan kisi disinda bunun nasil bir sey oldugunu “yazi”lardan hissedebilecek var mi? Sözcüklerle ifade edebilecek olan var mi? Sorularin cevaplari bile yok ki birak çözümler çikarabilelim bu cevaplardan. Belki de sadece “soru sormamaktir ask” diyerek bilgiçlik yapmak lazim. Ask hakkinda bilgiler neler tüm bu hayatimiz süresince? Sorgusuz kabullenme, etraftan soyutlanma, baska bir boyutta yasarmisçasina günleri geçirme, uyusturucu almisçasina gölgeler arkasindan bakmak etrafa… Her aska düsmüs kisinin bir iki kelime bilgisi ile hakkinda yüzlerce sayfa olumlu seyler yazacagi da asikar. Eee? Bir tanim oldu mu elimizde? Iste elimizde olmayan sey o.

Yani sevgili dostum… Sorma sakin “neden ve nasil asik oldum” diye.Cevap bulamayacagini kabullen sadece. Bu sorularin ve biten iliskin hakkindaki sorularinin her an beyninin içinde dolasmasini ve tekrar tekrar diline gelmesini anliyor ve hak veriyorum. Sadece “simdilik” uzaklasmaya çalis bu sorularindan. Daha sonra çok vaktin var bunlari sormak için…

Devami : Alicisi belirsiz mektuplar / II

Mirmir. 02.Haziran.2004 – 01:28

One thought on “Alıcısı belirsiz mektuplar / I

Eklemek istedikleriniz?

Top