mirmirik / günlük / Temel Bilgiler Dersi

Temel Bilgiler Dersi

Posted on

Hayat garip. Iliskiler de yalan. Dogruluk payi da olmayan eylemler yasamakta insan. Kimi zaman yüzüne ‘Benden uzak dur, yeter’ diye vurur tokadini o hayat. Kimi zaman ‘Senin yüzünden yeteri kadar aci çektim’ diye söylenir o güzel hayat. ‘Basima gelen güzel sey’ diye adlandirirsin hayati, ne oldugunu, o güzel hayatin neden böyle davrandigini sormaya çalisirsin. Oysa O, anlamini bile bilmedigin ‘Sen neler oldugunu biliyorsun’ cümlesi ile karsilar seni. Hayat garip. Iliskiler de yalan…

Deger verdigin seyler elinden alinir da sesini çikaramaz olursun. Gün gelir sigindigim liman dedigin güzellikler seni kabul etmez olur. Avazin geldigi kadar bagirmak istersin; ‘ben ne yaptim, nerede benim hatam?’. Sesin çikmaz, sadece teknenin burnunu çevirip geri dönersin. Özür bile dileyemezsin ne oldugunu bile bilmedigin `hata` yüzünden. Susarsin. Bir iki damla dolar gözüne, etrafinda seni güçlü bilenler görmesin diye düsüremez, kendi içine akitirsin dolu olan islakligi. Hayat garip. Iliskiler de yalan…

Karsinda yüzü durur da gülmez artik hiç o güzel iri gözler. Bakmamak için sana, türlü oyunlar oynar etrafina. Hayattan öyle bir çikarsin ki, anlayamazsin bile çikmis oldugunu. Içki sisesini ters çevirip de mutfaktaki lavaboya bosaltmak gibi. Diyemezsin bile; ‘Dur, ben daha sogugum. Yeni açtin beni. Sabah olmadi, isinip da bozulmadim ben daha. Lagima bosaltma beni’. Susarsin iste etrafina bakip. Neydi? Hayat garipti. Iliskiler de yalandi…

O kadar çok deger verirsin ki bazen hayata. Ona sarilip uyumak, sararken bedenini kollarinla, kendi içine sokmak istersin O`nun ruhunu. Yapamazsin, yapmazsin. Uzaklara gidince O, ya da bu hayat O` nu da üzmesin diye kabullenince herseyi, yüzüne vurur Kadiköy` deki dalgalarin damlalari bile. Hatta tam olarak simdi farkedersin o salak martilarin ‘mine’ dediklerini. Hepsi onlarin olsun zaten, benim istedigim sadece o güzel hayat diye geçer içinden. Oysa belki de o zavalli dedigin martilar senin hayatina dair diyorlardi bu kelimeyi bile. Hayatindaki o güzelligi istiyorlardi basinin tepesinde. Farkedemezsin. Iskele kiyisindaki hasirlara oturur iki çay söylersin içinden gelmese bile. Birini kendine alir, digerini karsindaki hasir taburenin önüne koyarsin. Ikisine de seker atmazsin. Kendi kendine konusup, bosuna çay kasigini tingirdatirsin kendi önündeki dolu bardagin içinde. Beklersin gene de ilk yudumunu almadan. Etrafina göz atarsin. Hani olur da O da çikar gelir diye. Gelmez hiç, ulasilamaz bile. Neredeydi O? Onu bilmem ama, hayat garipteydi. Iliskiler de yalanda…

üzer bazen varlik içindeki yokluk. Ya da kalabalik insanlar içindeki yalnizlik. Bir tek aksi olmayan kelime disinda birseyler duysaydim bari dersin. Ama nafiledir. Geçmistir üzerinden hayat, bir tekeri de üzerinde iz birakarak. Bunca zaman sonrasinda, bunca aci sonrasinda gene de kazinamazsin o yapistigin asfalttan. Perdedeki yansimalara bakarsin. Insanlarin aynalardaki görüntülerine, havadaki gürültülerine takilirsin. Elden bir sey gelmez gene de. Herkes hayatini yasamakta, herkes kaybetmek istemedigi iliskisinin pesinde kosmakta. Hepsinin sonu ayni oysa. Nasildi? Hayat bir garipti. Iliskiler de zaten yalandi…

Aci ile yogrulup ekmek haline gelmis un gibi hissedersin kendini. Tertemiz bir beyaz tanecikken nasil oldu da üçyüz derecelik firinda pisirildim ben diye hayiflanirsin. Farkina varamazsin hiçbirseyin, neler oldugunu bilemezsin. Yüzüne vurur firincinin eli bir tokat gibi; ‘Sen neler oldugunu biliyorsun, benden uzak dur yeter’. üabalaman yersizdir artik. Ekmek olarak yudum haline getirilip milyonlarca arkadasin gibi kirli bir el ile mideye yollanacaksindir. Uzak durmussundur iste o basina gelen güzel seyden. O hayat artik baskasiyladir. Kiminleydi? Hayat garipleydi, iliskiler de yalanla…

Kimileri de sagdan soldan, ‘sen bunu hakettin, neydi o yasadiklarin, bak biz ne güzel duragan hayat yasamaktayiz. Birak artik haytaligi, düzgün bir hayat buldun onu yasa iste’ demekte ve hayatin incelikleri hakkinda ders vermektedir belki. Onlara da gülüp geçmeye çalisirsin. Kendileri, kendi baslarina gelen güzel sey ile her ay, her hafta, her gün, her saat, her dakika, her saniye birlikte olduklarindan dolayi bilemezler ki bir iliskide sorumlulugunu yerine getiremeyip de hayat yerine ölümü seçme zorunlulugunu. Kanini damarlarindan bosaltmak zorunda oldugunun farkinda degildirler ki. Onlar için kolaydir bir saatini, günün yirmidörtte birini, haftanin yüzaltmissekizde birini, ayin altiyüzyetmiskide birini baskalari için harcamak. Diyemezsin ki ‘Benim elimdeki sadece iste o saat. Bu saatimi de sevmis oldugum ile harcamak istiyorum’. Onlara da hak verirsin. Yasam yerine ölmeyi tercih etmenin zorlugunu ya da zorunlulugunu söylemezsin. Içine atip, acini içinde beslersin. Aci içinde büyürsün. Aciyla beslenirsin. Konusamazsin kimseyle. Kimseyi bulamazsin konusmaya degecek. Kimdi sahi o? Hayattaki garipti, iliskilerdeki de yalan…

Geldiginde, beton diye bastigin yerleri çayir çimen yapar O, o sarkidaki gibi. Mutluluktan uçarsin havalara ama bilirsin ki ne kadar yüksege çikarsan uçmayi bilmeyenlere o kadar küçük görünürsün Nietzsche` nin dedigi gibi. Her erkek asik oldugu kadinin ilk aski olmak ister, her kadin da asik oldugu erkegin son aski, Oscar Wilde` in dedigi gibi. Hasretinden prangalar eskit istersen Ahmed Arif` in dillendirdigi gibi…

Aglamak istersin doyasiya. Bir orman elfini kaybettigin, artik ulasamayacak duruma geldigin zamanki gibi, o en son defa oldugu gibi, gözünün içi kan toplayincaya, göz çeperin kizarincaya kadar aglamak istersin gene yalniz kaldiginda. Yapamazsin oysa. Giden hayatlar için, sana iyi gelen seyler, sana güzel gelen seyler için aglayamazsin artik. Elinden akmistir, akacak gözyaslari da O` nu geri getirmeyecektir. Sarilip uyusan da son defa, O` nun için kötü bir ani olarak kalacaksindir. Unutmus seni, bir köseye koymustur. Toz bezleri bir temizlikçi tarafindan üzerinden geçmedikçe görülmeyeceksindir bile bir daha. Güçlü görünmeye devam etmek adina bir seyler yapmaya çalisirsin. Kararini verirsin böyle anlarda. Gitmek buralardan, görülmemek bir daha. Nereye gidilecekti? Hayat garipliklere, iliskiler yalanlara, sen de sonsuzluga! Hadi gidin hepiniz… O` nun dedigi gibi; ‘hadi bas bas’…

TM. 18.10.2003 – 04:35

Eklemek istedikleriniz?

Top