mirmirik / günlük / Olamadi, Olamiyor, Olamayacak…

Olamadi, Olamiyor, Olamayacak…

Posted on

Bir yere ulasabilip sonunda, orada yasama arzusu idi benimkisi. Olmadi. Olamadi. Nette yer kaplayan byte` lara sigdirmaya çalistim simdi de herseyimi. Gene ve yeniden. Hayatimi yönlendirdigim, hayatimi kazandigim bir ve sifirlara anlam yüklemeye çalisacagim gene. Içimi sadece disariya çikarmak istiyorum. Kusmak, kusabilmek, uyumak, uyuyabilmek istiyorum artik. Bu da yeterli gelmeyecektir bana. O` nu geri istiyorum. Kendi hatalarimla kaybettigim, bana en çok yakisan kokuyu geri istiyorum. Derin derin içime çekebilmek istiyorum o kokuyu gene. Bir kere daha, ama bu sefer gaz maskesiz olarak. Kokumu istiyorum ben. Deniz kokusunu.

        Hersey benim istegimle olmuyor. Öyle olsa ne kadar da kolaydi hersey. Ne kadar da basit. Ne kadar da yalin ve düsünmeksizin. Ne kadar da bos, ne kadar da ugrassiz, ne kadar da acisiz…

        Özlüyorum! Özledigim sen misin yoksa senin içindeki, senin sayende var olan “ben” miyim? Senin oldugun zamanlardaki huzurum mu özledigim yoksa “sen” oldugun için mi özlüyorum seni? Hepsi “sana” yaklassa da bu sorularin cevaplari, hepsi “seni” gösterse de kafamdaki soru-cevap oyunlarinin sonuçlari, kendimi kandirip da “ben” demek istiyorum bunlara, sirf senin huzurun ve bundan sonraki yasamindaki rahatin için. O zamanlardaki “benim” esasinda özledigim. “Ben” yaptim herseyi ve esasinda sendeki safligi aldim, emdim, tükettim… Ruhunu ele geçirip bir posa olarak attim seni kenara. Suçlu bendim. Ama… Bu özlem niye o zaman hala? Ne güzel kendimle kaldim iste! Neden özlemekteyim ki artik? Gittin, ama hala neden varsin bende?

Özledigim sürece sen varsin bende.

Benim içimde.

Özlemim bittigi zaman sen var olmayacaksin bende.

Unutmak seni!

Özlememek bir daha.

Ama nasil katlanacagim ben buna?

Nasil yapabilecegim bunu?

Nasil olabilir ki daha bu kadar ugrastiktan sonra?

Sensiz nasil “ben” olacagim bundan sonra?

Nasil sensiz duracagim ben ayakta?

Unutmak seni!

Özlememek bir daha.

Ama nasil?

Nasil?

        Nefret ediyorum! Güzel insan olarak görünen oysa sonradan anlasildigi kadariyla bir hiç olanlardan nefret ediyorum. Söyledikleri yalanlari suratlarina vurup, heryerde, her zaman layik olduklari gibi yalniz olmalarini ve sonunda o sekilde geberip gitmelerini istiyorum. Böylelerini seviyorsun, biliyorum. Yalanlar üstüne kurduklari yasamlari, benim hiç bilemedigim, -anca duyunca ögrenmeye çalistigim- kütür kütür kültür akan kelimelere bogup bunu güzel olarak aktaranlari seviyorsun. onlardan birisi çaldi benim hayatimi da, biliyorsun. Bununla ne güzel de yasamakta su anda. Mutlu, huzurlu, dingin… Elde etmis artik “özgür sevgi” dedigini. Özgürce yasamakta. “Hiç yasamadigi duygu yogunlugu”` nu yasamakta. Ya da neydi? Ha. “Hiç böyle hissetmemistim” duygusunda kaybolmus sekilde devam ediyor. Aaa. Belki de o dedigi “Ilk kez böyle oluyor”` dur yasadigi. Büyük ihtimalle bunlari görüp de aklindan “lan, hep `benim` kelimesini kullanmis. Bu senin hayatin, sen yasamalisin, sktr et onu” diyecektir. Dogru. Sktr et beni. O da bir “insan”! Nasil bir insan? Bilmiyorum. Senin sevdigin. Senin asik oldugun bir insan. Ona bir saygi? Duymuyorum seni bu kadar sevmeme ragmen, üzgünüm. “Ama o tek suçlu degil, ben de
in içindeyim” dersen de… Benim gözümde degilsin. Hatirlar misin? Sen burada, bendeyken “tek suçlu benim” diye aglarken, O, “keske tek suçlu ben olsam, ama degilim” diye yirtmaya çalismisti. Bu bile seni benim gözümde suçsuz kilar. Bu bile senin nasil oldugunu ve onun nasil oldugunu anlatir bana. Biriniz suçu üstlenmeye çalisirken, digeriniz süper insani kisiligi ile suçu parçalamaya çalisiyordu.

Sirf “nasil” kelimesi var su soru isaretlerimin önündeki cümlelerimde esasinda.

Nasil becermeli de yenmeliyim içimdeki “beni”?

Içimdeki kavgayi nasil sonlandirmali?

Havaya ates edip de bu kavga edenleri ayirmak nasil olabilir ki?

Nasil nefret edebilirim ki senden?

Nasil intikam alabilirim ki senden?

Nasil yapabilirim ki bu kötülügü sana?

Nasil kendimi kandirabilirim?

Nasil seni silebilirim kendimden?

Tüm tenime yayilmis “seni”, nasil kaziyabilirim ki benligimden?

Kim ne derse desin, sen degildin bence hatali olan.

Özür diliyorum sonunda senden doya doya.

Af ediyorum sadece seni, sirf sen oldugun için.

Sen rahat ol.

Huzurlu ol.

Mutlu ol…

Ama sadece “sen” yasa bunlari. Baskasi seni kullanarak, seni benim gibi sömürerek yasamasin bunlari.

Böylesini bilmek beni daha mutlu bir ölü yapar.

Yazdigim o rüyadaki gibi, öldükten sonra yüzümdeki siritmayi kimse silemesin.

Sen de o hikayenin sonunda, papatyalari mezarimin basina getiren ol!

Bir teneke dolusu olsun.

Beyaz renkli açmis olsun!

Kendine iyi bak.

Mutlu ol!

Her zaman mutlu ol.

Hosçakal!

Hep “hos” kal!

Hep hatirladigim gibi kal.

Kendine iyi bak.

Mutlu ol!

Her zaman mutlu ol.

Kendine iyi davran.

Mutlu ol!

Her zaman mutlu ol!

Hep “hos” kal.

O papatyalari getiren sen ol.

Bir teneke dolusu olsun.

Beyaz renkli olsun

Kendine iyi bak

Hosçakal.

Eklemek istedikleriniz?

Top