mirmirik / günlük / Kendimle konusma

Kendimle konusma

Posted on

Kendime;

Karar asamasinda olmanin zorlugunu unutmaya baslamistim sanki. ‘Ben ne acilar çektim’ edebiyati da degil bu. Kizmaya basladim kendime. Hepsi bu.

Digerlerine;

üzmek ve de zarar vermek istemiyorum artik. Duragan döneme geçmek, oradan çikmamak istiyorum. Tabudaki gibi -söylememem gerekenleri söyledikçe- cezasini bu kadar agir bir sekilde çekmemek istiyorum.

Büyük olana;

Istemedikçe mi yolluyorsun bana hep bu kadar ‘iyi’ olanlarini? Kaldiramayacagim agirliklarin altina beni sokmaktan niye bu kadar zevk aliyorsun? Tamam. Anladim. Bunlar hep sinav ama her sinavin bütünlemesinde daha kolay soru gelir. Bir sans daha diledikçe senden, sirtimdaki küfeye biraz daha agirlik koymak zorunda misin sanki? Dirençli oldugumu düsündükçe tamamen yikilmama yol açman senin ufak bir sakan mi yoksa hep ‘dogru’ olani kaybettigimden dolayi bir cezan mi? Zaman zaman kendimi egilmez bükülmez kiliç olarak görüp de senin kalkanina tosladigimda kirilmam, -seni- düelloya çagrisimdan mi?

Dünlere;

Yerimde ne batti da geldim buralara? Anne kucagi o kadar sicakken bu sogukta ne isim var benim? Sarilsana bana anne. üsüyorum gene. Anne… Neredesin?

Günlere;

Cumalarin ertesine lanet olsun. Olmasin hiç cumartesim bundan sonra. ‘Iyi’ olanlar olmasin bir daha benim girdigim hanlarda. Hiç bilmeyeyim ‘iyi’ olanlarin oldugunu etrafta. Cahillik mutluluktur, en bilgisizi ben olayim içine girdigim odalarda.

Ileriye;

Asirlar sonrasinda sen hala yasarken, ben gümüsü karartmis kisi olmayayim… Gümüs parlasin etrafina.

Elflere;

Elfler olmasin yürüdügüm orman yolunda. Nasilina hala sastigim, Eros` tan ödünç aldiklari oklarla vurmasinlar beni gene. Daha fazla kan kaybedemem anlamiyorlar mi bunu? Kamplarinda geçirdikçe günümü, tüm safliklarini alacagim onlarin. Beyaz tenlerini isle karartacak ateslerle donatacagim gökyüzünü. Kendi kontrolümün artik elimde olmadigini anlamiyorlar mi? O yesil gözlerle bakip da beni iyi edebileceklerini ve içimdekini çikartabileceklerini mi saniyorlar gene? Mith adini bir zamanlar bana neden verdiklerini hatirlamiyorlar mi? Gri renklerle dolu oldugumu görmüyorlar mi? Agaçlarinda konuk etmesinler beni. Dallardaki tüm yasami emip alacagim. Kurumus kabuklar birakip arkamda, gene öyle terkedecegim eskiden yemyesil olani. Yeni bahar aylarinda bunun nasil olduguna sasacaklar sabah uyandiklarinda. üig düsmeyecek bundan sonra oradaki çimlere. Her sabah gene o kötü gerçekle uyanip kendi gözyaslarina çig görevi verecekler.

Gene kendime;

‘Ben asla’larima yenilerini eklemeyi istiyorum. Ama her söyledigim söz, attigim her adim bana ‘ben hep’ olarak geri dönüyor. ‘Ben hep kötülük ediyorum’, ‘ben hep aci çektiriyorum’, ‘ben hep gözyasina sebep oluyorum’, ‘ben hep karsimdakinin yerine karar veriyorum’, ‘ben hep söylemek istediklerimin anlasildigini düsünüyorum’, ‘ben hep kötümserim, bardak hep yarisi bos olan’, ‘ben hep kendimi düsünüyorum’, ‘ben hep `ben hep` ile baslayan cümlelerin sonunu getirmeye çalisiyorum’. Dilimde son kalan ise her zaman tek. ‘Ben asla mutlu edemiyorum’.

Cevaplari `evet`lere;

Herseyin kötü gidecegini hayal ederek Marqueu de Sade’ a hizmet mi ediyorum? Yasantimi bu kadar kötü görüp de hayal kirikliklarina sebep olmayi mi seviyorum? Esasinda ne kadar güzel bir hayatim oldugunu mu kabul edemiyorum? Kendimi midye gibi sanarak kabugumdan içeriye sadece yiyebileceklerimi mi aliyorum? Midyeden farkli biri oldugumu göremiyor muyum? Acilarin çocugu rolünden sikilmaya basladigimda mi yeniden asik oluyorum? Yaslanmaya mi basliyorum da gençlikten korkuyorum? Böyle davranarak ‘iyi’ olana zarar mi veriyorum? Dilim yeri ve zamani gelmisken tutulup kalacak ve ben sadece konusabilmis olmak için mi konusacagim? Ben çok mu soru soruyorum?

Cevaplari `hayir`lara;

Hep kendime soru sormayi kesecek miyim? Bu kadar seyden sonra içebilmeyi terkedecek miyim? Kendimi üstün görmeyi bir tarafa atabilip baska yasamlarin da var olduguna inanabilecek miyim? ‘Seni’ yasayabilecek miyim? Sen ‘beni’ yasayabilecek misin? Içimizi birbirimize açabilip avcumuzun içinde sakladiklarimizi birbirimize gösterebilecek miyiz? Sadece birbirimize adanmis bir hayat sürebilecek miyiz? Sadece benim olacak misin? Ben sadece senin olacak miyim? Sen olacak misin? Ben olacak miyim?

Sorulara;

Esasinda yerçekimi degil o. Bizim itimimiz. Biz itmeyi birakirsak, o zaten çekmeye falan da gönüllü degil. Kendimizi yok sayarsak, iste o zaman alt ederiz yerin bize ettigini!

19 Ocak 2003
23:41

Eklemek istedikleriniz?

Top