mirmirik / günlük / Gene, Yeni, Yeniden

Gene, Yeni, Yeniden

Posted on

Agzim kurudu. Içim yandi. Canim o kadar aciyor ki, hissizlestim birden.

        Koca okyanusta tek basima kaldim. O koca okyanusta ufak bir sal üstünde iki kisiydik. O deniz suyunun tadini bildigi için olsa gerek sali batirmayi tercih etti. Yüzmeliyim dedi belki de kendi adina. Ama beni de sürüklemesine ne gerek vardi ki? Karadan ayrilmadan önce bahsetseydi ya. Ya da hiç karadan bu kadar açilmasa miydik?

        Su içiyorum saatlerdir. Kesmiyor gene de susuzlugumu. Sanki islatmiyor bile agzimi. Öylesine akip gidiyor. Zaman gibi. Zamanin içindeki ben gibi, zamanin içindeki “O” gibi, bir zamanlar ben gibi, bir zamanlardaki “O” gibi.

        Kabuk tutmustu ne güzel o yara. Onu biçaklamasi için ne yaptim ki? Kan tadindan bikmistim, gene kendi kanimi emmek zorundayim gene, yaranin kapanmasi için. Gene kendimleyim, gene kendimeyim. O` na degilim su saatten sonra.

– Orada misin hala?

– Hiçbir zaman gitmedim ki.

– Seni seviyorum.

– Ben de seni.

– Kalbim atmayi mi durduruyor?

– Yok canim, daha neler.

– Ama bak, içerde -eskiden- gümbürdeyen bir sey yok gibi?

– Kulaklarin yanlis yeri dinliyor. Siktiret, yakinda kulak dogru yöne dnecektir.

– Dogru dersin. Denemeliyim gene. Bir yerden baslamali tekrar.

– “En basindan” dogrusu. Baslama noktasini oraya çekelim mi gene? Ne dersin?

– Olur. Gene yapalim. Peki sen yanimda olacak misin bu sefer de?

– Olacagim. Seni hiç terketmedim ki ben. Biliyorsun. Digerlerinden degilim ki. Terkedemem ki. Bunu dileyemem bile.

– Seninle yasamak güzel bir sey “içteki dost”. Sana bagirdigim için özür dilerim.

– Saçmalama, özür dilenecek bir sey degildi o. Hadi gel. Eve gidelim. Basbasa verip “eski günler”den bahsedelim gene. Bir çay koyayim sana. Içini o isitir belki.

– Tamam. Senin çayini özlemisim. Aksama yemek de yapar misin bana?

– Elbette. Ama aglama artik. Bak geçti bitti. Hadi sil bakalim su yasi.

– Yok üzüntüden degil sanki bu. Tutamiyorum sadece. Hani ben dudaklarimla alirdim ya göz yasini. O geldi aklima. Senin de dudagin yok ki beni kurutsun.

– Neyse, O` nu geri plana at simdilik. Birak gitsin. Sokagin kösesinden dönüp kaybolana kadar arkasindan bakip da aglaman gereksizdi bu arada. Farkindasin degil mi?

– Bilmem. Son bir defa arkasina bakar mi diye merak ettim sanirim.

– Ve?

– Bakmadi.

– Sen de bakmayacaksin arkana. Bakmamalisin artik. Insan kurtarmak sana mi kaldi ki?

– Neyse. Hadi gidelim…

– Gidelim.

28.05.2003 – 06:20

Eklemek istedikleriniz?

Top