mirmirik / günlük / “Ask” ile Diyalog

“Ask” ile Diyalog

Posted on

“Ask” kisisi ile dialog.

– Hosgeldin. Uzun zaman oldu seni göremeyeli. Apartman kapisinda oturmus yolunu gözlüyordum senin. Daha önceden de bekledigim, daha önceden de özledigim gibi. Bir yikilmislik abidesi olarak boynum önüme egikti bu sefer. Senin, sen sensiz kalmadigin için bilemeyecegin, sensizlik acisini yasamiyordum ama; Ilhan Irem` in söylediginin aksine. Güçlü olmaya, yikilmamin, kandirilmis olmamin etkilerini silmeye çalisiyordum. Görmezden gelmeye çalisiyordum etrafimi sarmaya çalismis ve bir miktar bunu basarabilmis pislikleri. O pisliklerden birisi olmaya çalisiyordum sanirim. Son zamanlarda yaptiklarimin tek açiklamasi bu olsa gerek. “Onlar”dan birisi gibi davranmak. Sen neredeydin? Nereye gittin, neden uzaklastin bu sefer? Ya da uzaklastin mi?

– Ben uzaklasmadim. Görünmez oldum belki. Ama uzaklik? Hayir. O asla olamaz zaten. Senin için yaratilisim bu sekilde degil ki. Dokunabilme uzakliginda durup da sana karsi sessiz olusum bile aci verdi bana bu sefer. Seni sana biraktim sadece bu üç ay boyunca. Digerleri gibi olmaya çalismani ve her seferinde daha da azalip küçülmeni izliyordum. Benden uzaklasmaya çalisip, benim olmadigima inanmaya ugrasip, beni yok etmeyi basarabilecegin düsüncesine alismaya çalisiyordum. Elbette içimden gülüyordum, benim yok olmam senin için imkansiz ki. Dedim ya, yaratilisim bu degil benim. Yok olmami saglayamazsin sen. Bunu saglayabilecek kisiler, o senin dedigin isim ile “onlar”. Digerleri!

        Garip. Bundan üç, üçbuçuk yil kadar önce beni ikinci kez “bana yardim et ey ask” diye çagirdigin zaman ne de çok sasirmistim. O kadar da güzel besliyordunuz ki ikiniz de beni öncesindeki 7-8 yildir. Birden aç birakmaya karar vermistin. O -adi F ile baslayan- doyurmaya devam ediyordu beni. Sen… Sen birakmistin beni, hatirliyor musun?

– Nasil unutabilirim ki o 7 yili?

– Peki bu sefer ne oldu? Neden ihanet ettin bana da yiyecegimden kestin beni? Ben sana ne yaptim ki? Neden terkettin ki beni bu sefer?

– Mayis sonunda seni birakan ben degildim. Karsimdaki idi bu sefer.

– Ne oldu peki?

– Bunu geçelim mi? Ne oldugunu bosver. Zaten o geceden çok daha önce de yaralanip terkedilmissin sen onun tarafindan. Ama farkina varamamissin benim gibi. Senin gözlerinin görememesi bana da bulasmis sanirim. Ben de körlesmisim senin gibi. Senin gibi sadece söylenen sözlere inanmisim, gözlerden akan yaslara kanmisim. Aci geldi gene o tad bana. Ama, lütfen sorma bu sefer birsey.

– Peki. Sormayacagim hiç bir sey.

– Sorma. Birak bu sefer ben halletmeye çalisayim herseyi.

– Buna da tamam. Seni gene sana birakacagim. Ama sorum var. Bu sefer neden bu kadar çok adimi andin benim peki? Bana neden ihtiyaç duydun? Ne güzel gönlünü eglendiriyordun bak “onlar” gibi. `Her gece baska birisi` miydi sloganlari neydi onlarin? Öyle bir sey sanirim. Skor çabasi hani…

– Inkar edecek degilim. Eglence kismi tabi ki dogru. Ama hersey sabah uyaninca basliyor. Ben bu degilim. Sen olmadan olan bir iliski beni daha iyi birisi yapmiyor. Sadece daha iyi bir et parçasi yapiyor. O kadar. Sensiz iliski benim kaldiramadigim bir seymis. En azindan “onlar” sayesinde bunu ögrenebildim.

– Yara almissin sen. Bak, giydigin giysinin gögsü gene kanli. Iyilesmek istiyor musun?

– Biliyorsun. Yapabilecegin tek sey sadece kanamami durdurmak. Dikmek o sökügü. Ama içim kanamaya devam edecek. Zaman zaman hatirlayip, devam edecek kanamam. Unutamam ki. Cadi` nin dedigi gibi… Unutmak yakismaz bize. Sadece vazgeçmeli kanimi bos yere dökmekten belki de. Ben seni özledim.

– Biliyorum. Benim yapabilecegim tek sey senin kanamani durdurmak. Yapabilecegim sey o, senin kaninin disa akmasini saglayan yarani dikmek. Ama senin içindeki kanaman devam edecek. Yardim edemeyecegim gene. Ve, hatirlayacaksin her olmus seyi gene. Ama vazgeçeceksin. Elbette olacak bir gün. Bak benim adimi tekrar seslendirmen de bu vazgeçisinin bir parçasi. Özledigini biliyorum. Ben de özledim sanirim seni. Kötü durumdaydin. Yardimci olamadim. Yardimci olabilmemi birak, caninin yanmasina ben de bir kötülük ekledim. Sende ben olmasaydim o caninin yandigi zamanlarda, bu kadar zor bir zaman yasamayacaktin. Daha kolay kaldiracaktin herseyi. Ama ben seninleydim. Sen asiktin gene salak(!) gibi.

– Öyleydim degil mi? Asiktim salak(!) gibi. Agir geldi o zamanlar senin olusun. Nefret ettim senden de. Neden vardin ki sanki? Neyse. Gene sana ihtiyacim var. Gene seninle yasamak istiyorum ben. Bu yüzden bekliyordum seni.

– Geldim. Yanindayim artik. Karsilikli mi besleyeceksiniz gene beni? Yoksa sen tek basina benimle mi yasayacaksin, sevdigin gibi?

– Bilmiyorum. Çok garip bir sekilde -eh bu son üç ayda yasadiklarimi düsünürsen kesinlikle garip- kendimi kaptirdim. Hala deger verilebilecek `80 sonrasi kisiler varmis etrafta. Üçüncü kez yanilir miyim? Eh, belki de yanilirim ama ne önemi var ki bunun? En fazla ne kadar canim yanabilir ki artik? Güçlendim. Görüyorsun. Aci verebilecek seylerin bir miktarini yasadim. Geri kalani da zaten iliski konusunda degil. O geri kalan acilar ile sen degil, ölüm ugrasmakta. Büyüdükçe görecegiz hep birlikte.

– Büyüme hiç. Hep böyle kal sen. Çocuk olarak kal.

– Zor artik. Çok zor dayanmak. Zor artik eskisi gibi çocuk kalmak.

– Ne yapacagiz ki o zaman?

– Gidelim buradan. Terkedelim Istanbul` u. Buradakiler kendi kültürlü kisilikleri ile ve bizim gibi küçük insanlarin olmadigi sekilde yasasinlar. Biz gidelim.

– Nereye ama?

– Fethiye` deki o köy evi vardi ya hani. Bak satin da alabiliyormusuz. Ben arastirdim, konustum gerekli kisilerle. Alalim onu. Oraya gidelim. Uzak duralim buradakilere. Mutlu olsunlar onlar. Salakça yalanlar söylemek zorunda kalmasinlar görüsmemek için bizlerle. Sonra da askere gidelim seninle. Senin gözlerin görmüyor, o yüzden sen yapmazsin zaten askerlik. Bir, bir buçuk yil çekilelim etraftan. Ne dersin?

– Tolga, hani su kendini herseyi yasamis gören, kendini begenmis kisi savasmak yerine geri çekilmeyi, hatta kaçmayi mi tercih ediyor? Hiç inandirici degil.

– Degil belki ama dogru. Bunca zaman kimler için ugras verdigime baksana. Degersiz, bes para etmeyecek kisiler oldu her birisi. En azindan artik öyle olduklarini biliyorum. Asik oldum, ne oldugunu biliyorsun. Deger verdim dost olarak, neler yaptiklarini görüyorsun… Iyi niyetli olarak Istanbul` da kalmaya devam etmem sadece aptallik artik. Kullanilmislik hissi kadar kötüsü yok bu tarafta. Baska tarafa gideyim. Onlar zaten unutmuslar beni, birakalim mutlu yasasinlar.

– Cidden gidecek misin?

– Gidecegim.

– Sen bilirsin. Yanindayim. Iki kisilik bilet al o zamansa. Birlikte gidelim. Birak mutlu olsunlar.

– Olsunlar…

– Hosçakal.

– Sen de. Harem` de görüsürüz. Konusacagimiz çok sey var.

– Evet. Var!

Eklemek istedikleriniz?

Top